+90 507 540 4040
Bülbül cad. Çınar 06 Ada no:7 villa 15, 34480 Başakşehir/İstanbul
psikolojibilissel@gmail.com
Her çocuk özeldir görülmeyeni görerek potansiyeli fark etmek

Her Çocuk Özeldir: Görülmeyeni Görerek Potansiyeli Fark Etmek


Çocuğunuzun okulundan eve sürekli aynı şikayetler geliyorsa ne düşünürsünüz? “Derste dikkat etmiyor.”, “Ödevlerini yapmıyor.”, “Sayıları ve harfleri karıştırıyor.”, “Yaramazlık yapıyor.” Çoğu ebeveyn için bu tablo oldukça tanıdıktır.

Böyle durumlarda akla gelen ilk şey çocuğun “tembel”, “sorumsuz” ya da “yaramaz” olduğudur. Peki ya mesele gerçekten tembellik değilse? Ya o çocuğun dünyasında bizim henüz fark etmediğimiz başka bir şey oluyorsa?

Aamir Khan’ın yönettiği Her Çocuk Özeldir filmi, orijinal adıyla Taare Zameen Par, tam da bu sorunun peşinden gider. Film, çocukların davranışlarının ardında bazen görünmeyen duygusal, gelişimsel ya da öğrenme temelli ihtiyaçlar olabileceğini güçlü bir şekilde hatırlatır.

“Bazen bir çocuğun davranışları bir sorunun değil, anlaşılmamış bir farklılığın işareti olabilir.”

Bilişsel Psikoloji Eğitim ve Danışmanlık Merkezi

Ishaan’ın Dünyası: Görülenin Ötesine Bakmak

Filmin merkezinde hayal gücü son derece güçlü ve yaratıcı sekiz yaşındaki Ishaan vardır. Sayılara ve harflere baktığında çoğu insanın görmediği şeyleri görür; onları gezegenlere, renklere, imgelerle dolu hikayelere dönüştürür.

Ancak okulda işler onun için hiç de kolay değildir. Okumakta zorlanır, harfleri karıştırır ve yazarken sık sık hata yapar. Öğretmenleri ise bu durumu çoğu zaman “dikkatsizlik”, “tembellik” ya da “sorumsuzluk” olarak yorumlar.

Evde de benzer bir tablo vardır. Ishaan’ın başarılı bir ağabeyi vardır ve iki kardeş çoğu zaman kıyaslanır. Babası daha sert ve disiplin odaklıdır; oğlunun okulda yaşadığı zorlanmaları bir tür sorumsuzluk olarak görür. “Bu kadar şaka yeter” ya da “Yine mi sınıfta kalacaksın?” gibi sözler zamanla Ishaan’ın üzerinde ağır bir baskıya dönüşür.

Fakat Ishaan bu durumun nedenini tam olarak anlayamaz. Okul yaşantısında yetersiz hissetmeye başlar. Yetişkinlerin çoğu zaman fark edemediği şey ise şudur: Ishaan aslında yaramaz değildir, sadece anlaşılmamıştır.

Bir Öğretmenin Fark Etmesiyle Değişen Hikaye

Sonunda ailesi Ishaan’ı yatılı okula gönderir. Hikayenin dönüm noktası da burada başlar. Yatılı okulda yeni gelen resim öğretmeni, Ishaan’ın defterlerine baktığında bazı tekrar eden hata örüntülerini fark eder.

Belirli harflerin sürekli karıştırılması, kelimelerin yer değiştirmesi, okuma ve yazmada yaşanan güçlükler aslında önemli ipuçlarıdır. Öğretmen, bunun tembellik değil; disleksi olarak bilinen bir öğrenme farklılığı olabileceğini anlar.

Disleksi Zeka ile İlgili Bir Sorun Değildir

Disleksi, zeka ile ilgili bir sorun değildir. Beynin yazılı dili işleme biçimindeki farklılıktan kaynaklanan bir öğrenme güçlüğüdür. Harfleri karıştırma, okumada zorlanma, yazım hatalarının sık olması ya da okul performansının beklenenden düşük görünmesi gibi belirtilerle kendini gösterebilir.

Bu durum çoğu zaman yanlış anlaşılır. Çocuklar “çalışmıyor”, “istemiyor”, “dikkatini vermiyor” ya da “yaramazlık yapıyor” gibi etiketlerle karşılaşabilir. Oysa bazı çocuklar gerçekten çabalamalarına rağmen, desteklenmediklerinde öğrenme sürecinde ciddi şekilde zorlanabilirler.

“Neden Yapmıyor?” Yerine “Yapmasını Zorlaştıran Ne Var?”

Film burada ebeveynler için çok önemli bir pencere açar. Bazen bir çocuğun davranışları aslında bir problemin değil, anlaşılmamış bir farklılığın işareti olabilir.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, özgül öğrenme güçlükleri ya da farklı nörogelişimsel özellikler; çocukların hem davranışlarını hem de akademik performanslarını etkileyebilir. Bu nedenle yalnızca “Neden yapmıyor?” sorusunu değil, “Acaba yapmasını zorlaştıran bir şey mi var?” sorusunu da sormak gerekir.

  • Çocuğun sürekli aynı alanlarda zorlanması dikkatle değerlendirilmelidir.
  • Okuma, yazma veya harfleri karıştırma gibi güçlükler tembellik olarak görülmemelidir.
  • Kıyaslama, çocuğun yetersizlik duygusunu artırabilir.
  • Çocuğun güçlü olduğu alanları fark etmek özgüven gelişimini destekler.
  • Gerekli durumlarda psikolojik değerlendirme ve uzman desteği önemlidir.

Her Çocuğun Parlayabileceği Bir Alan Vardır

Ishaan’ın öğretmeni ona yalnız olmadığını göstermek için yaratıcı, farklı düşünen ve kendi alanlarında iz bırakan insanlardan bahseder. Film bu noktada çocukların yalnızca akademik başarılarıyla değil, hayal güçleri, yaratıcılıkları, duygusal dünyaları ve güçlü yönleriyle de görülmesi gerektiğini vurgular.

Aslında bu film bize çok basit ama güçlü bir gerçeği hatırlatır: Her çocuğun parlayabileceği bir alan vardır. Bir balığın ağaca tırmanamaması onu başarısız yapmaz; yalnızca yanlış yerde değerlendirildiğini gösterir.

Çocuklar da aynı şekilde, kendi yeteneklerini keşfedebilecekleri ve güçlü yönlerini geliştirebilecekleri alanlar tanındığında gerçek potansiyellerini ortaya koyabilirler.

Bir Çocuğu Gerçekten Görmek

Bazen bir çocuğun hayatını değiştiren şey büyük müdahaleler değil, onu gerçekten anlayan bir yetişkinin varlığıdır. Çocuğun zorlandığı alanları fark eden, onu etiketlemek yerine anlamaya çalışan ve güçlü yönlerini destekleyen bir yetişkin, çocuğun kendilik algısında çok önemli bir fark yaratabilir.

Çünkü doğru görüldüğünde ve doğru desteklendiğinde, her çocuk kendi yıldızını parlatma fırsatına sahiptir. Çocukları yalnızca neyi yapamadıklarıyla değil, neyi farklı ve güçlü şekilde yapabildikleriyle de görebilmek gerekir.

Her çocuk özeldir; önemli olan o çocuğun potansiyelini fark edebilecek dikkat, sabır ve anlayışla ona yaklaşabilmektir.